
Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan yeni rapor, fosil yakıtlarla elektrik üretiminde dünya genelinde tarihi bir dönüşüm yaşandığını ortaya koydu. “From OECD to Emerging Markets: Fossil Power’s Global Decline Has Begun” başlıklı analiz, fosil yakıtların yalnızca gelişmiş ülkelerde değil, gelişmekte olan ekonomilerde de gerileme sürecine girdiğini gösteriyor.
Rapora göre OECD ülkelerinde fosil yakıt kaynaklı elektrik üretimi zirve seviyesine 2007 yılında ulaştı. O tarihten bu yana üretim yüzde 19 azalırken, elektrik sektöründen kaynaklanan karbon emisyonları da yüzde 28 geriledi. Bu dönüşümün arkasındaki en büyük güç ise güneş ve rüzgâr enerjisindeki hızlı büyüme oldu.
OECD Ülkeleri Fosil Yakıt Zirvesini Geride Bıraktı
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, OECD üyesi tüm ülkelerin fosil yakıtlı elektrik üretiminde zirve noktasını geride bırakmış olması. Uzmanlara göre bu durum, küresel enerji dönüşümünde geri dönüşü zor bir eşiğin aşıldığını gösteriyor.
Birçok ülkede elektrik talebi artmaya devam etse de bu talep artık büyük ölçüde yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılanıyor. Böylece fosil yakıtların elektrik üretimindeki ağırlığı giderek azalıyor.
Çin ve Hindistan’da da Yenilenebilir Enerji Öne Çıkıyor
Rapor, dönüşümün artık yalnızca gelişmiş ekonomilerle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Çin ve Hindistan gibi enerji talebinin hızla arttığı ülkelerde de güneş ve rüzgâr yatırımlarındaki büyüme, fosil yakıt kullanımını baskılamaya başladı.
Küresel ölçekte elektrik talebindeki artışın önemli bölümünün yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılanması, fosil yakıtların büyüme alanını giderek daraltıyor.
Kömür Kullanımı Hızla Azalıyor
Analize göre kömür, gerilemenin en belirgin yaşandığı enerji kaynağı olarak öne çıkıyor. OECD ülkelerinde kömürden elektrik üretimi son yıllarda yaklaşık yarı yarıya azaldı.
Doğal gaz kullanımında ise sınırlı artış görülse de uzmanlar bunun kalıcı bir büyüme değil, enerji dönüşüm sürecinin geçici bir aşaması olduğunu belirtiyor. Yenilenebilir enerji maliyetlerinin sürekli düşmesi, doğal gazın da uzun vadede rekabet gücünü azaltıyor.
Temiz Enerji Ekonomik Avantaj Sağlıyor
Rapora göre fosil yakıtların gerilemesinin arkasındaki temel nedenlerden biri ekonomik gerçekler. Güneş ve rüzgâr enerjisinin üretim maliyetleri birçok bölgede fosil yakıtların altına düşmüş durumda.
Bu durum hem enerji güvenliğini artırıyor hem de ülkelerin daha istikrarlı ve düşük maliyetli enerji kaynaklarına yönelmesini sağlıyor.
Ember’in değerlendirmesine göre mevcut yatırım ve kapasite artışları devam ettiği takdirde, fosil yakıtların elektrik üretimindeki payı önümüzdeki yıllarda çok daha hızlı bir şekilde gerilemeye devam edecek.






